KİTAPLAR

KİTAP ADI : Allah'ı Ne Kadar Tanıyoruz 1

İçerik : O Zat-ı Kuddûs ki O Allah’tır, Allah. O’ndan gayrı yoktur hiçbir ilah. Ezeli ve ebedî hayat ile diridir, ölümlü olmaktan münezzehtir. Tüm varlık âlemini ayakta tutan ve düzenini kudret elinde bulunduran ancak O’dur. O’nu asla ne gaflet basar, ne yorgunluk ve ne de bir uyku. Göklerde ve yerde, bilinen ve bilinmeyen tüm âlemlerde ne varsa tamamı O’nundur, O’nun mülkündedir, O’nun kabza-i tasarrufundadır.

O kullarının yaptıklarını, yapmadıklarını, yapacaklarını, yapmayacaklarını, yapabileceklerini, yapamayacaklarını, bildiklerini, bilmediklerini, bilemediklerini, bilemeyeceklerini, bilgi ve idrakleri dışında olanı, dünyalarını, ahiretlerini ve şüphesiz ki her şeyi bilir. Onlar ise, O’nun dilediği ve nizam kanunları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbir şeyi layıkıyla kavrayamazlar.

O’nun hâkimiyeti, saltanatı, kudreti, otoritesi ve tasarrufu ve düzeni bütün gökleri ve yeri ve her yeri kuşatmıştır. Tüm âlemleri bir bütünlük içinde tek başına idare etmek, gözetmek, korumak, vaad ettiklerini yerine getirmek Allah’ı yormaz, O asla yorulmaz. Bütün bu işler Allah’a ağır da gelmez. O’nun şanı pek yücedir ve O Zat-ı Kuddûs her türlü noksanlıktan münezzehtir.

S a t ı n   A l






KİTAP ADI : Allah'ı Ne Kadar Tanıyoruz 2

İçerik : Evet, insan kendinde tecelli eden ism-i Basîr’in nuruyla kendini ve sair mahlukatı görür. Fakat insanın görme sıfatına sınır konulmuştur. İnsan, Türkiye’yi görürken Fas’ı göremez. Gaziantep’i görürken İstanbul’u göremez. Gaziantep’in bir ilçesini görürken ötekini göremez. O ilçedeki bir mahalleyi görürken diğerini göremez. Mahalledeki bir binaya dışarıdan bakarken o binanın içini göremez. Evin içindeki bir odada iken duvarın arkasını göremez. Hem toprağı görür; ama aynı anda toprak altındakileri göremez. Belli bir mesafeye kadar eşyayı görür, o sınırdan ötesini göremez. Hem önünü görür, arkasını göremez. Karıncayı görür, lakin o karıncanın içindekileri göremez ve hakeza…

Allah-u Teâlâ ise, bütün kâinatı, kentilyonlarca yıldızları, milyarlarca galaksileri, milyarlarca gezegenleri, bütün dünyayı, tüm ülkeleri, şehirleri, ilçeleri, mahalleleri, binaları, insanları, kapkara gecede, kara taş üzerindeki kapkara bir karıncayı ve o karıncanın içindekini ve hakeza bütün mahlukatı aynı anda eksiksiz, noksansız ve mükemmel bir surette görür.

Evet, O Zât-ı Basîr’in bir mahluku görmesi ötekini görmesine mâni olmaz ve olamaz. Bütün mahlukatı bir tek mahluk gibi kolay ve ekmel bir surette görür. Zerreleri, atomları, molekülleri, hücreleri, dokuları, organları, sistemleri, bitkileri, hayvanları, insanları ve hakeza zerreden yıldızlara, atomdan galaksilere, denizdeki semekten gökteki meleğe kadar her şeyi her an, aynı anda ve mükemmel bir tarzda görür.

S a t ı n   A l










KİTAP ADI : Aşk

İçerik :
Ey Sevgili!
Ey Sevgili!
Her verdiğin sümbüldür,
Yûnus aşkınla bülbüldür,
Sen’den bana gelen güldür,
İster öldür,
İster güldür,
Ölüm benim düğünümdür.



S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Elmas Dizeler Altın Sözler 1

İçerik :
Nefsim ki emmare,
Başkasına ders vermek ne haddime,
Tüm sözlerim nefsime.

Şu elimizdekiler altın ve elmastır,
Kullandığımız tek para ihlastır.





S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Elmas Dizeler Altın Sözler 2

İçerik :
Bilmemeyi ilim bildim,
Bilmeyi cehalet.
İlimden gelen enaniyet var ya,
İşte odur asıl helaket.







S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Elmas Dizeler Altın Sözler 3

İçerik :
Sular aşk ile dağları yaracak,
Herkes hak ettiği yere varacak.





S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Hikmet Dolu Liman Şiirlerle İman 1

İçerik :
Hadis, fıkıh, tefsir, kelam...
İlmi talep ettim her an,
Akıp gider durmaz zaman,
Önce ihlas derim o zaman.







S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Hikmet Dolu Liman Şiirlerle İman 2

İçerik :
Bak şimdi şu diline!
O Rahman'dan hediye,
Tercüman latifene,
Mûcize-i azîme…







S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Kitabu't - Tefekkür

İçerik :
Ey insan!
Hangi şiir var ki şâirsiz olsun?
Hangi eser var ki müessirsiz olsun?
Hangi sanat var ki sanatkârsız olsun?
Hangi kitap var ki müellifsiz olsun?

Öyle de
Şiir-i mûcize-i benî Âdem’in,
Son derece sanatlı yaratılan, ‘insan’ denen bu eserin,
İlim ve hikmetle yazılan beşerin; yaratıcısız, müessirsiz, sanatkârsız ve müellifsiz olması mümkün değildir. Elbette bir yaratıcısı, bir müessiri, bir sanatkârı ve bir müellifi vardır ki o Zât-ı Hâlık-ı Bâri’-i Sâni’-i Hakîm-i Vâhid-i Ehad’e Allah denilir.

S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Marifet

İçerik :
Bir Bir bilir hâlimi,
Bilmeyen ne bilsin,
Akil miyim deli mi?
Bildim bileli ben beni,
Yitirdim kendimi.






S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Miftah'ul Vatan Çanakkale

İçerik :
Bak, şu belde Çanakkale!
İman ateşten kor elde.
Bak, şu belde Çanakkale!
Bak Hakk deyu gelenlere!
Vatan aşkı bilenlere,
Bayrak nedir bilenlere,
Ezan dinmez diyenlere,
Toprağa kan verenlere,Şehadete erenlere.



S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in Hayatı

İçerik :
Aylardan yine ramazan,
Resûlullah (s.a.v) kırk yaşında,
Günlerden pazartesi,
Ramazan’ın on yedinci gecesi,
Kadir Gecesi,
Ve gece bitmek üzere,
Seher vaktine doğru,
Cibril (a.s) insan suretinde,
Hira mağarası içinde,
Gür bir seda ile…
"Oku!" diye seslendi.


S a t ı n   A l


KİTAP ADI : Velayet Yolu 1

İçerik : Nefs-i mutmainne mertebesinde olan kimse, Resûlullah’ın (s.a.v) getirdiği tevhid akidesini, inanç sistemini ve amellerin hepsini hak olarak kabul eden Allah (c.c)’ın emirlerini mecburen değil seve seve yapan, yasaklarından zorla değil seve seve kaçınan, kâmil iman sahibi Müslümandır.

Hem nefs-i mutmainne sahibi odur ki Allah (c.c) yolunda her türlü fedakârlığı yaptığı gibi o yolda her türlü zahmet, eziyet, mihnet ve sıkıntıya tahammül eder, başına gelen her türlü musibete katlanır ve dayanır. Hak din İslâm’ın müsaade etmediği hiçbir işte lezzet ve menfaat aramaz, onları elinin tersi ile iter. İşte bu aşamada nefis bütünüyle İslâm’ın ve imanın tadını, mümin adını almıştır.

Neam, nefs-i mutmainne âşıkların, dervişlerin, ermişlerin, velilerin ulaştığı zirvedir, Allah (c.c)’a tam anlamıyla teslim olmaktır, tevekkülle dolmaktır, rızık korkusundan, endişe-i istikbalden kurtulmaktır, her zaman ve mekânda mutlu ve umutlu olmak, her şeyde ve her şerde dahi tecelli eden hikmetleri, hayırları okumaktır, tarifi mümkün olmayan harika, mükemmel ve muhteşem bir atmosferdir, marifet ve muhabbet iklimidir. Ve bir adım ilerisi cennettir, rıza-i ilahidir, muhabbet-i Rabbaniyedir, Cemalullah ile şereflenmektir.

S a t ı n   A l


KİTAP ADI : İhlas Risalesi

İçerik : Evet, ihlâs mükemmel, muhteşem ve harika bir sırdır; lakin nefse pek ağırdır. Zira ihlâsta nefsin nasibi ve payı yoktur. İhlâs ile çok uzak mesafeler kısa sürede alınır. Hem uzun yıllar isteyen ameller ve işler, kısa zamanda ele geçer.

Vücutta kalbin yeri, görevi, fonksiyonu ve işlevi ne ise ihlâsın da dindeki yeri, görevi, fonksiyonu ve işlevi odur.

Evet, kulluk bir insan farz edilirse ihlâs ve samimiyet o insanın kalbi olur. İbadetlerinde ihlâssız olan kimse eli, ayağı, gözü, kulağı olup da kalbi olmayan kimseye benzer. Kalp olmayınca ne el tutar ne ayak, ne göz görür ne de işitir kulak.

Her Müslüman her dem kendi kendine şu soruyu sormak mecburiyetindedir: “Ben bu işi niçin yaptım ve yapıyorum? Allah rızası için mi yoksa başkaları görsün, bilsin ve beni methetsin diye mi?” Vicdanından gelen cevap Allah rızası içinse ne mutlu o Müslümana! Yok başka başka cevaplar işitiyorsa hemen tövbe etmeli ve Hakk’a dönmelidir. Zira

İhlâs ile sıradan ameller olur ibadet,
İhlâssız ibadet dahi olur helaket.


S a t ı n   A l


KİTAP ADI : DİYAR-I ŞUARA GAZİANTEP 1

İçerik :

Rüzgâr olsam Hû deyu,
Essem Diyar-ı Şuarâ.

Bulut olsam sana doğru,
Uçsam Diyar-ı Şuarâ.

Yağmur olsam damla damla
Yağsam Diyar-ı Şuarâ.





S a t ı n   A l






İLETİŞİM


E-MAİL : sairulislam571@gmail.com


2020©COPRİGHT
Tüm Hakları Saklıdır.